

Bu Ay : 231
|
|
Anasayfa /
Isparta /
İlçeler /
Yalvaç / tarihce
Tarih öncesi devirlerden başlayarak Yalvaç ve çevresinin önemli bir yerleşim merkezi olduğu
görülür. Yalvaç'ta yapılan tarih öncesi araştırmalar sonucunda bir çok yerleşme
yeri tespit edilmiştir. Bununla beraber Geç Neolitikten daha eskiye inen bir
yerleşme merkezi henüz bulunmamıştı. Teknepınar ve Kuyucak Höyüklerinden elde
edilen keramikler, obsidyen ve çakmak taşından yapılmış muhtelif aletler
buralarda oldukça yoğun bir Geç Neolitik Çağ yerleşmesinin varlığına tanıklık
eder. Yalvaç'ın Kalkolitik çağda iskan gördüğünü Yarıkkaya ve Kayadibi
höyüklerinde göze çarpan pişmiş toprak buluntular kanıtlanmaktadır. Dr. Mehmet
Taşlıalan'ın Yalvaç'ın Tarihçesi adlı araştırmasında verilen bilgiler Yalvaç'ın
Tunç çağında da önemli bir yerleşim merkezi olduğunu göstermektedir. Anadolu'da
M.Ö. 3200-1200 yılları arasında tarihlenen Tunç Çağında, Anadolu'nun birçok
yerinde ve göller bölgesinin hemen her kesiminde olduğu gibi, Yalvaç yöresinde
de çok sayıda yerleşme yeri olduğu yapılan araştırmalar sonucu ortaya çıkmıştır.
Elde edilen malzemelerin değerlendirilmesi sonucunda kırka yakın Tunç Çağı
yerleşim merkezi tespit edilmiştir. Yalvaç yöresinde ilk ve orta Tunç Çağlarında
yerleşme yerlerinin yoğun olmasına karşılık son Tunç Çağında yerleşmenin oldukça
azalması dikkat çekmektedir. M.Ö. 546 yılında Lidya Kralı Kroissos'un Pers Kralı
Kyros'a yenilmesinden sonra, tüm Anadolu toprakları gibi Pisidia'da Pers idaresi
altına girmiştir. Ne var ki Pers işgalini gösteren herhangi bir kanıt, diğer
Pisidia şehirlerinde olduğu gibi Yalvaç yöresinde de ele geçmemiştir. Ancak W.
Ramsak, Kilikya'dan batıya hareket eden Pers Kralı Xerxes'in M.Ö. 481 yılında
Suğla ile Beyşehir göllerinin doğusunda Antiocheia üzerinden geçerek Eğirdir
Gölünün kuzeyinde Uluborlu ve Dinar'dan Sardes'e gittiğini yazmıştır. Makedonya
Kralı Büyük İskender M.Ö. 334'de başladığı Anadolu seferiyle Pers'lerin
egemenliğine son verir. Yalvaç'ın o dönemdeki adı Pisidia Antiocheia olarak
geçmektedir. Antiocheia'nın M.Ö. 300-280 yılları arasında l.Antiokhos tarafından
Seleukos kolonisi olarak kurulduğu sanılmaktadır. Yalvaç'ın tarih boyunca Menar,
Pisidia, Antiocheia, Colonia Caesarea, Tochia ol Antiochia, Colonia Caesarea
Antiocheia isimleriyle anıldığı görülmektedir. l.Antiokhos'un ölümünden sonra
Antiocheia, Bergama Kralı l.Attalos (M.Ö. 241-197) tarafından alındı. Bergama
Krallığı Seleukos'larda sık sık çarpışmaya girdiler. Seleokos'ların eline tekrar
geçen bölge M.Ö. 189 yılında Romalıların istilasına uğradı. Romalılar, Bergama
Kralı lll. Antiokhos ile barış yaparak aldıkları toprakları Bergama Krallığına
verdiler. M.Ö. 133 yılında Bergama Kralı toprakları tekrar Romalılara bıraktı.
Bu olaydan sonra Romalılar, "Asya Teşkilatını" kurdular. İmparator Konstantin
311 yılında Hıristiyanlığı serbest bırakmış ve dinin yayılmasına yardımcı
olmasıyla, Hıristiyanların büyük şehirlerde birer metropolitliği oluşturdu.
Antiocheia’nın da 325-787 yılları arasında muhtelif yerlerde yapılan meclis veya
konsüllere bir metropolit ile katıldığı biliniyor. Bu dönemde Antiocheia'ya
metropolitlik olarak, Neopolis (Şarkikaraağaç) Sozopolis (Uluborlu) ve Nikopolis
bağlı idiler. Hıristiyanlık tarihinin önemli bir olayı da 46 yılında St.Paul ve
St.Barnabas'ın Antiocheia’ya gelerek dini yaymak istemeleridir. St. Paul'un
Anadolu'ya yaptığı üç seyahatinde Antiocheia’ya uğraması kentin hristiyanlık
alemi için oldukça önemli bir yere sahip olduğunu göstermektedir. Bu dönemde
Hıristiyan Bizans'ın düşmanı Müslüman Araplar olmuştur. Araplar Anadolu'ya
sayısız akın yapmışlardır. Antiocheia’ya yapılan akınların en şiddetlisi, Halife
Velid devrinde oğlu Abbas tarafından 713 yılında yapılandır. Yakılan ve yıkılan
şehirden binlerce esir alınarak geri dönülmüştür. 1071 Malazgirt Zaferi ile
Anadolu Akınlarına başlayan Selçuklu Türkleri zaman zaman bazı toprakları ele
geçirmiş daha sonra bırakmak zorunda kalmışlardır. Antiocheia savunmaya
elverişli bir merkez olduğundan, l. Haçlı orduları Selçuklu saldırılarına karşı
buraya sığınmışlardır. 1101 yılında Bizans'a aittir. Yalvaç (Antiocheia) ve
çevresinde devam eden Türk-Bizans mücadelesine rağmen 1176 yılına kadar taraflar
birbirlerine kesin üstünlük kuramamışlardır. Önemli bir olayda ll. Haçlı
seferleri sırasında olmuş, Fransız Kralı Louis ile Türkler arasında
Antiocheia'da yapılan savaşta (1148) Bizanslılar geri çekilmek zorunda
kalmalarıdır. 1176 yılında Sultan ll. Kılıçarslan ile Bizans İmparatoru Manuel
Kommenos arasında Kumdanlı boğazından yapılan Myriokephalon Savaşı ile Yalvaç
kesin olarak Türk egemenliğine girmiştir. Yalvaç bir Türk beyinin adıdır.
Malazgirt Savaşından sonra Türklerin Batı Anadolu'ya yayılmaları sırasında, Oğuz
boylarından Emir Boyu Yalvaç Bey önderliğinde, Antiocheia'ya yerleşmişler ve
kent bundan sonra Yalvaç adını almıştır. 1243 Kösedağı savaşından sonra
İlhanlıların kontrolüne giren Yalvaç, 1280 yıllarında kurulan Hamitoğulları
Beyliği sınırları içinde kalmıştır. 1380'de l. Sultan Murad zamanında Osmanlı
Devleti egemenliğine girmiştir. 1840 yılında kaza olarak Konya'ya bağlanmış,
1864 yılında Belediye teşkilatı kurulmuştur. Yalvaç, Cumhuriyetin ilanından
sonra Isparta'ya bağlanmış ve her geçen gün gelişen bir ilçe durumuna gelmiştir. |
|
|

|